Fatma Efe← Tüm yazılar

Klinik Psikolog Fatma Efe · 5 dk okuma

Neden hep benzer ilişkiler kurarız?

Farklı insanlarla tanıştığımızı düşünürken kendimizi aynı hikâyenin içinde bulmak, psikoterapiye başvuran pek çok kişinin tanıdık olduğu bir deneyimdir.

Ulaşılamaz partnerlere yönelmek, sürekli eleştirildiğini hissettiği ortamlarda kalmak ya da yakınlık arttığında ilişkiden uzaklaşmak... Bu döngüler çoğu zaman bilinçli bir tercih değildir. Kişi aynı noktaya neden yeniden geldiğini anlamakta zorlanır.

Tekrarlama zorlantısı

Freud, 1914 tarihli "Hatırlama, Yineleme ve Üzerinde Çalışma" makalesinde, kişinin hatırlayamadığı ya da düşünemediği deneyimleri eylem yoluyla yineleme eğiliminde olduğunu ileri sürmüştür. Daha sonra "Haz İlkesinin Ötesinde" (1920) adlı çalışmasında bu eğilimi tekrarlama zorlantısı olarak kavramsallaştırmıştır.

Bu bakış açısına göre geçmişte çözümlenememiş ilişkisel deneyimler, bugünkü ilişkilerde yeniden sahnelenir. Kişi, farkında olmadan tanıdık olanı arar; çünkü tanıdık olan, acı verici olsa bile, bilinmeyene göre daha öngörülebilirdir.

Tanıdık olanın çekiciliği

Erken dönem ilişkiler, kişinin sevgiyi, yakınlığı ve güveni nasıl deneyimlediğine dair içsel bir şablon oluşturur. Bağlanma kuramı da bu şablonların yetişkin ilişkilerine taşındığını vurgular. Örneğin sevginin koşullu olduğu bir ortamda büyüyen biri, yetişkinlikte sevgiyi hak etmek için sürekli çaba gösterdiği ilişkilere yönelebilir.

Psikanalitik düşüncede bu tekrar, yalnızca bir sıkışmışlık olarak değil, aynı zamanda eski bir yarayı bu kez farklı bir sonla onarma çabası olarak da anlaşılır. Ne var ki bu çaba bilinç dışında kaldığı sürece, sonuç çoğu zaman yine aynı olur.

Terapide örüntüyle çalışmak

Psikodinamik psikoterapide amaç, danışanı belirli bir ilişki türünden uzak durmaya yönlendirmek değil, örüntünün ardındaki duygusal anlamı birlikte keşfetmektir. Bu süreçte:

Freud'un "üzerinde çalışma" olarak tanımladığı bu süreç zaman alır. Ancak örüntü anlaşıldıkça kişi, eylemle yinelemek yerine düşünebilme ve farklı seçimler yapabilme imkânına kavuşur.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve bireysel bir değerlendirmenin yerini tutmaz.

Randevu talebi

Kaynaklar: Freud, S. (1914). Hatırlama, yineleme ve üzerinde çalışma. Freud, S. (1920). Haz ilkesinin ötesinde.